BLOG · 72/209
Arabayı Atın Önüne Koşmak
Çocukluğum boyunca meyve ve sebzenin en tazesinin en ucuza alındığı pazarlara gitmekten hiç hoşlanmadım. Hoş, şimdi de hoşlanmam ya... Sebebine gelince, Konya’nın en büyük pazarı olan muhacir pazarı (çocukken “macır”dı benim için) Pazar günleri kurulurdu ve nedense babam kovboy filmlerinin oynayacağı saatte düşerdi yollara, öğlen sıcağı bastırmadan gidip evin eksik, gediğini görelim diye.
Önce baştan sona koca pazar bir turlanırdı dip, köşe, bucak atlanmadan. Nereden, neyin alınacağı tespit edilip koordinatları belirlendikten sonra bu sefer ikinci tur başlardı. Ola ki, alacaklarımızdan biri, ikinci turda biz yanına gelene kadar bittiyse bir üçüncü tur yapıldığını da bilirim.
Pazarın en sevdiğim kısmıysa eve dönüşüydü. Daha o zamanlar bir Yahya Kemal durumları varmış demek ki bende! Neyse, elma sandığına benzer bir kutunun yanına çakılmış iki kol ve altında dört rulman olan, bebek pusetine benzer bir araç eşlik ederdi bize dönüşte. Büyükler bilyalı dese de biz çocukların arasında billalı idi adı. Alışveriş filelerini, torbalarını içine doldurduğumuz bilyalı, peşi sıra gelirdi arkamızdan onu iten çocukla.
İkonik Vespa motosikletlerinin üreticisi olan şirket Piaggio’nun, “Gita” (İtalyanca’da kısa gezinti anlamına gelmekteymiş) isimli hamal, daha doğrusu hamal robot tanıtımını görünce hatırladım bunları.
Eşyalarınızı taşıdığı gibi, köpeğinizi de gezdirebilen bir robottan bahsediyorum. Sizi takip ettiği gibi, bağımsız da hareket edebilen bu robot daha çok Star Wars’daki BB-8’e benziyor. Saatte 35 km hızla giderken 18 kilograma kadar yük taşıyabiliyor. Diğer özelliklerine şu adresten bakabilirsiniz.
Yüksek performanslı bir motosikletten beklenen güvenlik, frenleme, dengeleme ve araç dinamiklerine sahip olarak tasarlanan Gita’nın üreticisi şirketin Genel Müdürü Jeffrey Schnapp (öncesinde Harvard Üniversitesi’nde profesör), "Gita, sıradan taşımacılık işleri üstlenerek karmaşık ve yaratıcı gündelik işlere odaklanmak için insana vakit kazandırıyor.” diyor, “Gita'yı meşgulken görev yapmaya gönderebilirsiniz” diye de ekliyor.
Piaggio bu yolda yalnız değil. Mesela Skype’nin kurucuları olan Estonyalı Ahti Heinla ve Jarus Friis de Gita benzeri fikirle yola çıkmış durumdalar.
Bunları neden anlatıyorum?
Son teknoloji ürünü cihazlarıyla tanınmayan, elektrikli motosiklet yapmaya daha yeni başlayan 133 yıllık Piaggio gibi bir firma bile geleneğin dışına çıkma cesareti gösterebiliyor; iddiası “21. yüzyılın Vespa’sını yapmak”.
Biz ise uzunca bir süredir arabayı (siz bunu siyaset diye okuyun) atın önüne koşmayı tercih ediyoruz. Hal böyle olunca bırakın teknolojiyi, ekonomi bile bir türlü ana gündemimiz olamıyor, 16 Nisan’a kadar da olmayacak.